ŞALPAZARI İLÇESİNİN TARİHİ
Osmanlı arşivlerinde Şalpazarı ile ilgili ulaşılan en eski belge (H.921 – M.1515) tarihli Trabzon Tahrir Defteri’nde Ağasar (Akhisar Deresi) ismiyle geçen Şalpazarı ilçesi, Oğuzların 21 boyundan birisi olan Üçok kolundan Çepni Türkmenlerinin Türkiye’deki en homojen ve izole biçimde yaşadıkları yerleşim yerlerinden birisidir. Çepni kelimesi, “düşmana karşı gözü pek, mazlumlara karşı merhametli, sınır bekçiliği yapan” manasına gelmekte ve yöre insanı bu özellikleri taşımaktadır.
Trabzon un yetiştirdiği Tarihçi Şakir ŞEVKET in Hicri 1294 tarihinde yazdığı Trabzon Tarihi eserinde Orta Asya’dan göç ettikten sonra Doğu Anadolu’nun doğu kesimleri ile İran’a yerleşen Çepni Türkmenleri’nin bir fermanla Anadolu’ya sürgün edildikleri, 100.000 kadarının Doğu Karadeniz’de Görele, Tirebolu, Şebinkarahisar, Torul, Kürtün ve Ağasar (Şalpazarı) yörelerine yerleştikleri geçmektedir.
Tarih boyunca savaşçı özellikleriyle tanınan Çepni Türkleri, Millî Mücadele döneminde Giresun Gönüllü Alayları’na katılmıştır. Şalpazarı, Millî Mücadele döneminde hem cephede savaşan gönüllüler hem de köy halkının sağladığı lojistik destekle önemli bir rol oynamış, milli bilinç ve dayanışma ruhunu güçlü şekilde ortaya koymuştur. Bölge halkı, gizli geçiş yollarıyla Anadolu’ya insan ve malzeme aktarımına katkı sağlamış, kadınlardan yerel temsilcilere kadar geniş bir kesim mücadeleye aktif katılım göstermiştir.
Şalpazarı ve çevresinden Millî Mücadele’ye katılan bazı şahısların, TBMM tarafından madalya ve beratla onurlandırıldığı, ayrıca bazı köylerin “şükranla anıldığı” bilinmektedir.
Osmanlı döneminde Trabzon Sancağı Görele kazasına bağlı olan ilçe, 1809 tarihli fermanla Trabzon sancağı Vakfı Hatuniye (Vakfıkebir) kazasına bağlanmış; 1914 yılında nahiye haline getirilmiş, 1987 yılında ise çıkarılan bir kanunla ilçe olmuş ve Vakfıkebir’den ayrılmış; 02.08.1988 tarihinde Şalpazarı İlçesi olarak teşkilatlanmıştır.
İlçenin Şalpazarı ismini alması hakkında çeşitli rivayetler olmakla beraber, halkın döşeme, giyinme ve taşıma gibi birçok ihtiyacını karşılamak amacıyla el tezgâhlarında hafif ve nazik kumaş anlamına gelen şal dokumacılığı yaptığı, zamanla bölgede bu giyim ve dokuma mallarının alım-satımının devam etmesi nedeniyle “Şar Yeri, Şar Pazarı” adının değişikliğe uğrayarak “Şalpazarı” haline geldiği söylenmektedir (Kaynak: Şalpazarı Kaymakamlığı, Araştırmacı-Gazeteci-Eğitimci Yazar Abdullah GÜLAY, Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü kayıtlarında Tarihçi Yazar Şakir ŞEVKET in Trabzon Tarihi eseri, Şalpazarı Belediyesi – KTÜ Akademik Veri Yönetim Sistemi- Mayıs 2025

